Bir Yanımız ''Sipan'' Öbür Yanımız Zap Cehennemi

Abdullah Demiralp Yazdı...

Bir Yanımız ''Sipan'' Öbür Yanımız Zap Cehennemi

Ve o an gelir sessiz sedasız, yerinden yurdundan uzak bir diyarda başka nefeslerin koktuğu başka türden ağıtların yakıldığı karanlık bir gecenin koynunda belki son deminde anne deyişini baba deyişini duyurmadan çekip gittin. Hangi acı dolu melodiyle başlayan bir türkünün ana teması oldun ki şimdi sen? Hangi feryada hangi lugata sığdırabilirim ki ani gidişini Koca bir şehrin bütün ışıklarını birer birer söndürdüler. Sanki, senli geçen bütün anıları bir bir öldürdüler içimizde. Oysa sen hayallerin umutlurın çocuğuydun, gülüşlerinle büyüyecekti bu kentin esmer yüzlü çocukları. Gitmek kolaydır ya peki ya kalıp ölmek için gün sayanlar SİPAN adını duyup gönülleri tarumar olanlar, ve o kara toprağı hergün öpmek zorunda kalanlar. Her ölüm erkendir sevenlerin için ama böylesi bir ölüm de ölümün ta kendisi be kardeşim. Aslında yazmamak için kendimi zor tutmuştum insanların acıları varken deşmeyecektim. Ama canım kardeşim sen yüreğinle gönülleri böyle feth etmişken seni yazmamayı kendime ihanet sayardım. Bir annenin bir babanın çığlıkları hala kulağımdayken bu sessiz gidişini hangi yürek hangi beden hangi vicdan susturabilir ki... Ve sözün tükendiği cümlelerin anlam yitirdiği kimliklerin dillerin dinlerin hiç bir anlamının kalmadığı o son noktadayız şimdi. Bir hoşçakal vardır gelişini bilirsin vedalaşamazsın ya, bir de böylesi alışmak istemediğin gidişler Hoşçakalın en ağırlaştırılmış halidir... Hayatın acı gerçeği biliyorum ama bu kadar da gerçekliğe hangi yürek dayanabilir bilemiyorum.

Hoşçakal gülüşleriyle bir şehrin sevgisini kazanan güzel kardeşim..
Hoşçakal esmer yüzlü mühendisim..
Hoşçakal masmavi umutlu dostum....
Hoşçakal Kayıp Kentim'in kaybolmayan ÇOCUĞU...
SENİ VE GÜLÜŞLERİNİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ...

"ZAP CEHENNEMİ"
Yeryüzünde ki cennet yüzlü pırlanta kokulu bebeklerimizi aldın bu defa cehennemine... Yıllardır canımızdan can aldığın yetmediği gibi bu defa ölümün hiç yakışmadığı iki gencecik hayat dolu kardeşimizi aldın koynuna... Adın gibi korkunçsun işte ne merhametin vardır senin ne de vicdanın. Oysa hayatlarının baharlarındaydı Hacı ve Yusuf, belki senden korkmadıkları için ölümüne atladılar bağrına, bir anne kucağındaki şefkate benzettiler seni, oysa sen her zaman olduğu gibi ne bir annenin feryadını duydun ne de küçücük bedenlerin çığlıklarını. Duymadın mı bu kadar cana bunca ocağa ateş düşürmeye... ZAP suyuna nasıl bir önlem alınır bilmiyorum ama bir an önce bunun önüne geçilmeli ve insanlarımızın canlarının bu kadar değersiz olmadığını görmeli artık yetkililer... Hakkari'de insanlarımızın sosyal faaliyet alanlarının yetersizliğinden kaynaklı çocuklarımız kendilerini ne yazık ki böylesi uçurumlara sürüklemektedir.. Bunun önüne geçmenin ve burda yaşayan insanlarımıza yaşanılabilir bir hayat sunmanın bu kadar zor olduğunu sanmıyorum. Anne yürekleri yanmadan babaların daha fazla çaresiz kalışlarını görmeden ya durdurun şu Zap'ı yada değerlendirin boşa akıp sadece can almayı bilen cehennem vadisini. Kader deyip susmanın ilerde daha çok can alacağını biliyorsunuz değil mi biz bir tane Yusuf bir tane Hacı daha kaybetmek istemiyoruz. Daha fazla Ağıt dinlemek daha fazla feryat ezberlemek istemiyoruz.
Kaderimizi daha fazla ihmallerle boynumuza asmadan ivedi bir şekilde çözüm aramalıyız. Cennetin melekleri olan bu kardeşlerimizi asla unutmayacak...
Hoşçakalın iki gözüm.... Abdullah DEMİRALP

Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2019, 21:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER